Spor

Sporda Hormonlar ve Vücudumuza Etkisi

Hormonların vücudumuzdaki rolü büyük. Neler mi? Okumaya devam edin.

Öncelikle herkese sporlu haftalar dileriz. Bugün size bazı hormonlar ve hücre içine geçmesine yardımcı elemanlardan bahsedeceğiz.

Kortizol Hormonu

Kortizol hormonu özellikle stres ve kan şekerinin düşmesi durumunda vücut tarafından hipofizden gelen adrenokortikotropik hormon (acth) eşliğinde böbrek üstü

bezlerden salgılanan ve protein parçalanması yani proteolysis ile yağ parçalanması yani adipoolysis ve glikojen parçalanması yani glikolysisi hızlandıran bir hormondur.

Hakkında Araştırmalar

1)Anderson ve arkadaşları 1991 yılında yaptıkları araştırmalarda antrenman öncesi karbonhidrat yüklemesinin serum kortizol seviyesinin artışına engel olduğu belirtmektedir.

Buna karşı;

2) Hill ve arkadaşları 2008 yılında yapmış olduğu çalışmalarında yüksek yoğunluklu antrenmanlarda kortizol seviyesini ciddi oranda arttırdığını düşük yoğunluklu antrenmanlarda ise kortizol ve acth seviyesinde ciddi bir artış olmadığını belirtmişlerdir.

Genel anlamda kan şekerine bağlı olarak kortizol artışı görülmesi muhtemel olduğu düşünüldüğünde antrenman öncesi karbonhidrat yüklemesinin anabolik seviyesinin korunasına faydası olduğu söylenebilir. Diğer bir anlamda insülin ile kortizolun birbirlerine ters işlevler gösterdiğini görebiliyouz.

Ayrıca kortizol mide asit sentezini arttırır ve gün içi acıkma dengesinde önemli rol oyar özellikle akşama doğru gidildikçe kortizol seviyesi düşer ve acıkma azalabilir acıkmadan yemek yemekte su tutma nedenlerden biridir. Geç vakitte sindirim sisteminizi zorlamayın daha hafif öğünlere yer veriniz.


İnsilün Hormonu

Glikozu hücrelere taşıma özelliğine sahip insülin görevini yerine getiremediğinde taşıma yapmayıp hücrelere glikoz geçimi olmadığından bireylerde sersemlik, terleme, sıcak basma gibi olaylar meydana gelir. Bu insülin direnci başlangıcıdır ileri seviyelerde sıkıntılı bir hal alabilir çünkü kan şekerinin yükselmesi özellikle sıvı oranının yüksek olduğu böbrek, göz ve beyin gibi organlarda hasara yol açabilir Aynı zamanda insülin direnci şeker hastalığının da başlangıcıdır. İnsülin olan bireyler karbonhidrat kaynaklarından uzak durabilir yada düşük glisemik indeksli karbonhidrat kaynaklara başvurabilirler.


Reseptörler

Basitçe hücrenin zar kısmında yada içinde bulunan alıcılardır. Özetle dışarıdan kan plazmasında taşınan hormon yada kimyasal madde gelir etki etmesi gereken yada gerekmeyen hücrelere tutunur bu sayede hücreyi aslında belli komutlar verir. Örneğin insülin hormonu pankreastan salgılanarak kan plazmasına geçer oradan hedef dokulara etki eder örneğin yağ hücresindeki insülin reseptörlerine insülin tutunarak yağ hücresine lipolysis yani yağ parçalanmasını durdur ve yağ oluşumunu yani lipogenesisi arttır komutunu verir. Bununa birlikte insülin sadece yağ dokuyla değil kas dokuya da etki eder kas dokuya gelerek kendi reseptörüne yapışır ve hücre kapılarını aç besin alacağız talimatını verir. Hücreye amino asit glikoz ve yağ asidi geçimini sağlar. Yani özetle tek bir hormon tek bir dokuya etki etmek zorunda değil.


Böbrek Üzerinde Hormonların Etkisi

  • Vasopressin böbrek distal tübül ve toplama kanalından su geri emilimini sağlar.
  • Aldosteron doğrudan nefron distal tübülen sodyum geri emilimi.
  • Dht zayıf şekilde aldosteron antogonisti yani vücuttan sodyum uzaklaştırıcı.
  • Kortizol kan basıncı yükseltici vasopressin inhibitörü aynı zamanda aldesteron benzeri etki ile sodyum tutucu.
  • Anp kalp yakınında sentezlenir aldesteron antogonistisidir sodyum atıcı potasyum tutucu.
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı
Kapalı